Ana Sayfa / Kitaplar / SEVGİ SOYSAL YENİŞEHİR’DE BİR ÖĞLE VAKTİ ÖZETİ

SEVGİ SOYSAL YENİŞEHİR’DE BİR ÖĞLE VAKTİ ÖZETİ

 Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal’ın 1973 senesinde yayımladığı romanıdır. Eserde, birbirinden bağımsız benzer biçimde görünen insan portrelerini zekice bir kurgu ile bir araya getirilmiştir.

Romanda, Ankara’da, çürüyen bir kavak ağacının yere düşmüş olduğu 1,5 saatlik bir süre dilimi süresince yörede olan insanların hikâyeleri birinin bittiği noktada diğeri başlayarak ve geriye doğru bakışlarla metin zenginleştirilerek anlatılmaktadır.

Roman, bir araya getirmiş olduğu portreler vesilesiyle 1970’li yılların Türkiyesi’nin sorunlarını; aile, dost, sevgili ilişkilerini ortaya koyar; eşitsizlik, toplumun namus anlayışı, yalnızlık benzer biçimde mevzulara değinir. Gerçekçi bir üslupla kaleme alınmıştır.

 

Yenişehir’de Bir Öğle Vakti ilk baskısını Informasyon Yayınları’ndan yapmıştı. Romanın yeni baskılarını ise İletişim Yayınları yapıyor.

Sevgi Soysal’ın romanı yazması ve yayınlaması 6 yıl sürmüştür. Aslen kendi için yazdığı bu hatıra defterini yayınevine vermesinin tek sebebi, fazlaca hasta olan kedisine ameliyat parası toplamaktır. “Pati Tümörü” olan minik Şappi, romanın başarısı yardımıyla kurtulacaktır. Sevgi Soysal bu romanı, siyasal nedenlerle girmiş olduğu ve iki buçuk ay süreyle kalmış olduğu Adana Cezaevi’nde iken yazmıştır. Kimi eleştirmenlerce yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen ve yazarın üçüncü romanı olan yapıt, 1974 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı almıştır.

SEVGİ SOYSAL KİMDİR? İŞTE SEVGİ SOYSAL BİYOGRAFİSİ…

Aslen Selanik’li mimar-bürokrat bir babayla Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak büyüyen Sevgi Yenen, 1952’de Ankara Kız Lisesi’ni tamamlamış oldu. Bir süre Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Arkeoloji okudu.

1956 senesinde ozan ve çevirmen Özdemir Nutku ile evliliğe ilk adımını attı, beraber Almanya’ya gittiler. Göttingen Üniversitesi’nde arkeoloji ve tiyatro dersleri izledi. 1958’de Türkiye’ye döndü ve Korkut adını verdikleri bir oğlu oldu. 1960 ile 1961 tarihlerinde Ankara’da Alman Kültür Merkezi ve İrtibat Bürosu’nda ve Ankara Radyosu’nda çalıştı. Bu zamanda, cemiyet karşısında kişinin tedirginliğini öne çıkaran ‘‘yeni gerçeklik’’ akımından izler taşıyan öykü ve yazıları “Dost”, “Yelken”, “Ataç”, “Yeditepe” ve “Değişiklik” dergilerinde yayımlandı.

1961’de Ankara Meydan Sahnesi’nde Haldun Dormen’in yönettiği “Zafer Madalyası” adlı oyunda tek hanım rolünü oynadı. İlk öykü kitabı Tutkulu Perçem, 1962 senesinde yayımlandı. “Zafer Madalyası” oyununda tanıştığı Başar Sabuncu ile 1965’te evliliğe ilk adımını attı. Aynı yıl TRT’de program uzmanı olarak çalışmaya başladı. 1965-1969 yılları aralığında “Papirüs” ve “Yeni Mecmua”’de öyküleri yayımlandı. Ayrıca tezini vererek arkeoloji diplomasını aldı. Teyzesi Rosel’in kişiliğinden yola çıkarak, birbirine bağlı öykülerden oluşan “Tante Rosa”’yı yazdı. Hanım-erkek ilişkisi ve evlilik temasını işlediği ilk romanı “Yürümek”‘le TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü kazanmıştır.

12 Mart periyodu, Sevgi Soysal’ın yaşamı ve yazarlığı üstünde derin izler bırakan bir dönem oldu. Yürümek, müstehcenlik sebebi öne sürülerek toplatıldı ve Sevgi Soysal, kısa bir tutukluluk peşinden TRT’den ayrılmak mecburiyetinde bırakıldı. Anayasa profesörü Mümtaz Soysal’la, Soysal’ın komünizm propagandası yapmış olduğu sebebi öne sürülerek tutuklu kalmış olduğu Mamak Cezaevi’nde evliliğe ilk adımını attı. Siyasal nedenlerle yeniden tutuklandı ve sekiz ay Yıldırım Bölge’de, iki buçuk ay da sürgüne göndermiş olduğu Adana’da kaldı. Cezaevinde yazdığı Yenişehir’de Bir Öğle Vakti adlı romanıyla 1974 senesinde Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanmıştır. Kızları Defne Aralık 1973’te, Funda ise Mart 1975’te dünyaya geldi. Adana’da sürgünde bulunan bir kadının başından geçen vakalar çevresinde 12 Mart’ı eleştirdiği romanı Şafak, 1975’te yayımlandı. Bu zamanda Anka Haber Ajansı ve Toplumcu Kültür Derneği’nin kuruluşunda rol aldı. Siyaset gazetesinde tefrika edilen cezaevi anıları Yıldırım Bölge Bayanlar Koğuşu başlığıyla kitaplaştırıldı (1976).

Yakalandığı kanser hastalığı sebebiyle 1975 sonbaharında bir göğsü alındı. Hastalık izlenimlerini ve 12 Mart sonrası değişimi özetleyen öykülerini toplamış olduğu Sulh Adlı Çocuk, 1976’da yayımlandı. Eylül 1976’da bir ameliyat daha geçirdi ve tedavi için eşiyle beraber Londra’ya gitti. Üstünde çalmış olduğu son romanı Hoşgeldin Ölüm’ü tamamlayamadan 22 Kasım 1976’da İstanbul’da 40 yaşlarında öldü. Yeni Ortam ve Siyaset gazetelerine yazdığı yazılar, Bakmak (1977) adlı kitapta toplandı.

Sevgi Soysal’ın biyografisini Erdal Doğan Yaşasaydı Aşık Olurdum: Sevgi Soysal Biyografisi adıyla kaleme aldı. Bu kitabın ilk baskısı 2002 senesinde Everest Yayınları tarafınca yapılmış oldu.

OKUDUYSANIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN

Uyarı: Sitemizde yer edinen ve alacak yazı, haber, yazı, video, yorum ve tüm mevzular kategoriler tıbbi bilgiler bir tek genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler süre içinde geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer edinen bu bilgiler hiçbir süre doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan meydana getirilen herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan görevli tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum icra eden kişiler, bu ikazları kabul etmiş sayılacaktır. Renkfm isminde herhangi bir bireysel yada kurumsal şirket , siteler ve kişiler ile ilgili en küçük bir bağlantısı , ortaklığı ve benzeri ilişkileri yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir