Ana Sayfa / Akustik / Sessiz Hüznün Temsilcisi: Elliott Smith

Sessiz Hüznün Temsilcisi: Elliott Smith

1969 senesinde tam da bugün Omaha, Nebraska’da dünyaya gelecek olan Steven Paul Smith, daha doğrusu bildiğimiz adıyla Elliott Smith, 2003 senesinde ölmüş olmasına karşın halen büyük bir dinleyici kitlesiyle adını yaşatmaktadır. Kendi benliğine katmış olduğu müziğini tanıtmadan ilkin onun kısa fakat etkili yaşamına bir göz atmamız gerek.

1997 senesinde “Miss Misery” adlı şarkısıyla Can Dostum adlı filmimizde yer alıp Oscar’a aday olmadan ilkin de gitar harici piyano, bateri, armonika şeklinde birçok müzik aletini çalabilen Smith, aslen bizlere ne kadar yetenekli bulunduğunu göstermekteydi. Fakat bunun ötesinde kabiliyeti, bir çok sanatçıda olduğu şeklinde iç dünyasını sarmış sorunlardan gelmekteydi. Başlangıçta bir Rock grubunda yer alsa da sonraları solo kariyerine adım atmış, sahnedeki sakin ve içe kapanık duruşuyla dahi dikkat çekmişti. Sesinin tınısı ve bu tınıyı naturel bir halde harmanladığı sözler, birçoklarının ruhuna hitap ediyor, direkt yada dolaylı dinleyicinin kalbine doluyordu. Oldukça kırılgan bir kişilikle örülü olduğu yalnız yazdığı sözlerden bile anlaşabilen Smith, duygularını inkar etmiyordu da. Bunu idrak etmek için Oscar’ı kazanmasını elde eden şarkıya kulak vermek yeterlidir.

“Bugün popüler olan birçok şarkı, hiçbir anlam ifade etmiyor.”
Hafifçe şarkılar yapmayacağını belirtip hislerini aktardığının altını ısrarla çizen Elliott Smith, depresyon ve uyuşturucu şeklinde ağır sorunlara sahipti. Bunlarla boğuşurken ise müziğine sarılmış, kendini aktarmanın bir yolunu bulmuştu. Bu sözlerinin yanı sıra, asla fazlasıyla satmayı beklemediğini, aksine fena bulunduğunu düşündüğünü de söylemiş, mütevazılığını bizlere göstermiştir. Normal olarak şarkılarının altında yatan nedenlerle birlikte müziğini icra etmeyi sevse de yaşamı iyinin aksine kötüye gidiyor, onu dipsiz bir kuyuya sürüklüyordu. İnsanlar, ölümünden sonrasında bile onu şarkılarıyla yâd ederken ritmin altında duyumsayabildikleri yegane şey derin bir melankoli ve yalnızlık hissiydi. Bunlardan en meşhur olanı ise elbet “Between The Bars” adlı şarkısıdır. O şekilde ki “Rick and Morty” dizisinde Rick’in içindeki derin yalnızlığı tanımlamak için bile bu şarkı kullanılmıştır.

“Ve ben sonsuzluğu harcayabileceğimiz daha iyi bir yer bulacağımı söyledim.”
Sevgisizliğe mahkum oluşunu ve ayak uyduramayışını sükunet içinde dillendirmeyi başarmış olan Elliott Smith, konserlerinde yalnızca gitarıyla sessiz bir şekilde sandalyesine geçip oturduğunda dahi bizlere anlatabileceği her şeyi anlatmaktaydı. Yaşamış olduğu dönemde onu canlı dinleyebilme şansını erişmiş her bir hayranı ise içten bir duyguya ortak oluyor, onun dünyasını paylaşıyordu. Lakin bu kafi olmadı. Yaşamında var olmaya devam eden problemler sebebiyle 34 yaşlarında öldü fakat resmi kayıtlar bu vahim vakaya kati bir kanı getirmedi. Bugün birçok şahıs ise bunun intihar bulunduğunu söylüyor, hatta Smith’in kendini kalbinden bıçaklamasını oldukça dehşet verici buluyor. Her ne olursa olsun topluma açık anıt yeri bile belirlenmemiş bu samimi müzisyenin sevenleri gittikçe artıyor.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir