Ana Sayfa / Kitaplar / Serkan Fırtınadan Heidi Uyarlaması

Serkan Fırtınadan Heidi Uyarlaması

Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği üyesi yazar 22. İzmir Kitap Fuarı’nda 22 Nisan cumartesi günü okuyucuları ile buluştu.

Serkan Fırtına’nın aynı yayınevinden piyasaya çıkan Toplu Oyunlar 1 (Süper Tutsaklık – Virüs Gezegeni) adlı kitabı da bulunuyor.

Nazif Uslu’nun kitap hakkında yazdığı önyazı alttadır.

ALPLERİN ÇIPLAK AYAKLI ÇOCUKLARI VE HEİDİ

 Heidi’yi tanımayanımız yoktur. İsviçrenin çıplak ayaklı evladı..

Heidi yazıldıktan oldukça uzun seneler sonrasında Japonlar tarafınca  çizgi film olarak karşımıza getirildi.

Ve bizlerde Heidi’yi tanımış olduk.

Alp’ler, peynir ve çikolatadan sonrasında İsviçre’nin simgelerinden biri sayılan Heidi’yi hatırlayalım.

Kırmızı yanaklı, kolay elbiseli, asla yorulmadan her insanın yardımına koşan bu kız evladı, hep çıplak ayaklarıyla geçer öykülerin içinden. Onun büyükbabası olarak seyrettiğimiz yaşlı çiftçiyle arkadaşı Peter’in ayakkabıları varken Heidi, keskin taşların üstünde ve soğuk havalarda bile hep çıplak ayak koşar keçilerin peşinden.

Yaratıcısı Johanna Spyri, 53 yaşlarında yazdığı Heidi vesilesiyle, çıplak ayaklı çocuklar gerçeğinin üstündeki toplumsal sır örtüsünün bir ucunu kaldırmıştır.

Ufak kahramanı vesilesiyle, doğaya, insanlara, hayata Alpler’in öksüz kızının gözüyle bakarken, tüm Verdingkinder’lerin çocuk dünyalarına ve duygularına dikkat çekmeye çalışmıştır.

Heidi, İsviçre’nin toplumsal tarihinde hatırlanmak istenmeyen bir gerçeğin simgesidir ve onun çıplak ayakları bugün küçüklere karşı işlenmiş bir suçun yarattığı utancın üstünde koşuyor.

Heidi çıplak ayaklıydı; bundan dolayı çıplak ayaklar, adam ya da kız tüm “köle evlatları” öteki çocuklardan ayıran keskin uçurumun simgesiydi.

Serkan Fırtına’da Heidi  vesilesiyle çıplak ayaklı evlatların öyküsünü tiyatronun diliyle bizlere yine hatırlatmak istediği için bu oyunu yazdı.

Sahneye koyucuların  Heidi’yi sahnelemek istediklerinde bu gerçeği bilerek hareket etmeleri oldukça mühim.

Oyunun alt metni bu gerçekliğe bakılırsa deşifre edilirse anlatılan öykü daha anlamlı olur kanısındayım.

Günümüzde bu gerçekliği bizlere  yine hatırlatmak isteyen Serkan Fırtına’ya Acıklı yayınları olarak  oldukça teşekkür ederiz.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKEZ OKUSUN HERKEZ IZLESIN. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir