Ana Sayfa / Akustik / Rock Müziğin Erken Kaybettiği Efsanevi İsimler

Rock Müziğin Erken Kaybettiği Efsanevi İsimler

Bazı insanoğlu süratli yaşar ve genç ölür. Kabiliyetlerini sonuna kadar kullanmadan göçüp giderler bu dünyadan. Rock dünyasından “kim bilir yaşasa neler yapardı” dediğimiz, tabiri caizse ağzımıza bir parmak bal çalıp sonrasında ağlatısal şekilde aramızdan ayrılan birkaç adı derledik.

Duane Allman

Lakabı Skydog olan efsanevi gitarist Duane, 29 Ekim 1971’de motosiklet kazası geçirerek 25 yaşlarında hayata gözlerini yumdu. Kardeşi Gregg Allman ile The Allman Brothers Band’i kurmuştur. Slide gitarın yanında kendisi hem de bir emprovize ustasıydı. Rolling Stones dergisinin “Tüm zamanların en iyi yüz gitaristi” sıralamasında Jimi Hendrix’ten sonrasında ikinci sıradadır. The Allman Brothers Band’in Fillmore East konserinde, grubun bir öteki gitaristi Dickey Betts’le beraber aralıksız 23 dakika çaldıkları muhteşem Whipping Post solosu doğaçlama kabiliyetini kanıtlar özellikte. Kullandığı ekipmanlar 1957 Gibson Les Paul Goldtop, 1958 Gibson Les Paul, 1961 Gibson sg, 50 watt Marshall Super Bass şeklindedir. Bir tek kendisi efsaneleşmiş olmakla kalmamış, Eric Clapton’u da slide gitar çalma mevzusunda ateşlemiştir.

Sid Vicious

Kendisi kısacık ömründe fazlaca büyük işlere imza atamasa da bir punk ikonu olmayı başarmıştır. Kriminal şizofreni vakasıdır. Çocukken okulun yemekhanesinde kafasını cam panele geçirmesi literatüre geçen ilk vukuatı olarak bilinir. ABD turnesi esnasında bir fotoğrafçıyı, sırf fazlaca beğenmiş olduğu motor çizmelerini kendisine vermediği için ince planlar yaparak öldürmeyi denedi. Grubun bel kemiği Malcolm Mclaren ile beraber barda içtikleri bir gece masadaki şişeleri parçalayarak kırık camların üstünde çıplak ayakla pogo yapmış oldu. Gruba katılımının tartışılacağı gün stüdyoda bas gitarı eline alıp “Bunun öteki tellerini nereye soktunuz kahrolası p*çler” diye bağırmıştır. Johnny Rotten’in tabiriyle çürük elmadır fakat kendine özgü seçimi ve karakteri ile kendine hususi bir yer edinmiştir.

Bunlarla da kalmayan Sid 12 Ocak 1978’de sevgilisi Nancy Spungen, çiftin otel odasında ölü olarak bulununca Vicious tutuklanmış ve ikinci dereceden katliam ile suçlanmıştır. Suçlamayı reddeden Sid, Virgin Records’un 50.000$’lık kefaleti ödemesi ile 4 gün hapis kaldıktan sonrasında özgür bırakılmıştır. Dava mahkemede görülürken çeşitli intihar girişimlerinin peşinden 3 Şubat 1979 tarihinde aşırı dozdan ölü bulunmuş oldu.

Yapmış olduğu bir öteki skandalsa Wessex stüdyolarında Queen, News of the World albümünü kaydederken denetim odasına girip Freddie Mercury’ye “Baleyi kitlelere yayabildin mi dostum?” demesidir. Ondan sonra Freddie Mercury tarafınca yakasından tutulup silkelenmiştir.

Kendisini uyuşturucuyla tanıştıran anası, küllerini Heathrow havaalanına serpmiştir.

Bon Scott

9 Temmuz 1946’da İskoçya’da doğan ve 19 Şubat 1980’de İngiltere’de ölen efsaneleşmiş vokalist. Aslolan adı Ronald Belford Scott’tır. AC/DC’nin altın çağlarında bile serseriliğinden bir şey kaybetmeyen, konser girişlerinde kendisinin AC/DC solisti bulunduğunu kanıtlamak zorunda kalan organik bir insandır.  Her ne kadar muhteşem insan tanımına uysa da rivayete bakılırsa, bigün karısı ondan kendisi için şarkı yazmasını istemiş. Karısının bu isteğine karşılık Bon’un She’s Got Balls şarkısını yazması boşanmalarına niçin olmuş. Yaşarken, “Oldukca meşhur olduğumda solo albümümün adını Bonfire koyacağım.” dermiş. Onun anısına AC/DC Bonfire adlı, Bon Scott’lı kayıtlarından oluşan bir box set çıkardı.

Bigün emek harcama sonrası dostlarıyla fazla oranda alkol tüketir ve gecenin ilerleyen saatlerinde park etmiş olduğu otomobilinin içinde ölü bulunur. Alkol zehirlenmesi geçiren Scott’u kaybederiz. Young kardeşler grubun onunla beraber hayatını kaybetmesine engel olmak için ondan sonra aralarına Brian Johnson’ı alırlar. O da başarıya ulaşmış olmuştur fakat Bon’un bazı fanatikleri tarafınca pek sevilmez.

Jonh Bonham

John Bonham, nam-ı öteki Bonzo, 31 Mayıs 1948’de Redditch’de hayata merhaba dedi. 4-5 yaşlarında evindeki küçük konserve kutularına vurarak başlamış olan davul macerası, 10 yaşına ulaştığında annesinin almış olduğu trampetle bir aşama ileriye gitmiştir. Gerçek anlamda davul çalmaya ise 14 yaşlarında babasının armağan etmiş olduğu kullanılmış, eski (kendi deyimiyle tarih öncesinden kalma) Premier marka bir davul setiyle adım atar. Davula ilk başladığı seneler da Ginger Baker’ı kendine idol olarak belirler. 2 yıl evde kendi kendine davul öğrenmeye çalışır ve ondan sonra amatör mahalli gruplarda çalmaya adım atar. Ustalaşmış olarak ilk çalmış olduğu grup olan Band of Joy’da 1 yıl çaldıktan sonrasında, doğrusu 1968’de, Robert Plant’in de tavsiyesi üstüne rock tarihinin kim bilir en mühim grubu olan Led Zeppelin’e geçer. Bir anlamda gerçek bir efsaneleşmiş doğar…

Davulu çalarken kullandığı aksak ritmler, günümüzde Danny Carey şeklinde başarıya ulaşmış birçok davulcuya örnek olmuştur. Ek olarak davulu devamlı güçlü ve agresif çalmıştır. Konserlerinde attığı sololarda da görüldüğü şeklinde, daha güçlü vurabilmek ve gerçek davul sesini yakalayabilmek için baget kullanmadan, çıplak elle davul çalmıştır.

Aslolan mesleği marangozluk olan John, konserlerde 1,5 saate varan davul soloları ile ünlüydü, hatta bazen çıplak elle çaldırmış olduğu ziller elini keserdi.

Çıplak elle davul çalmak zillere vurmak suretiyle kan yitirilmesine maruz kalıp sahneden inmiş olduğu zamanlar olduğu söylenmektedir.

24 Eylül 1980 günü, sabah, Led Zeppelin’in asistanı Rex King, John Bonham’ı grubun yaklaşan ABD turnesinin provalarına iştirak etmesi için Bray stüdyolarına götürmek suretiyle alır. Yolda otomobille giderlerken, John Bonham, Rex King’e bir yerde kahvaltı için durmasını söyler. Durdukları yerde Bonham, 16 shot votka içer ki bu 400-560 ml içinde bir votka miktarıdır. Stüdyoya vardıktan sonrasında da, provalar esnasında da Bonham ağır bir halde alkol almaya devam eder. Akşam geç saatte bitirilen provanın peşinden yorulmuş olan grup üyeleri Jimmy Page’in Clewer Windsor’daki evine The Old Mill House’a çekilirler. 25 Eylül gece yarısı, John Bonham uykuya dalar. Arkadaşlarından biri onu yatağına taşır ve bir yanının üstünde olacak şekilde yatırır. Richard Cole’un yerine Led Zeppelin’in yeni tur menajeri olarak gelen Benji lefevre ve John Paul Jones, sonraki gün öğleden sonrasında 32 yaşındaki Bonham’ı yatağında ölü olarak bulurlar.

Robert Plant, “Led Zeppelin yeniden bir araya gelir mi?” diye sorulduğunda, “Tanrı, Bonzo’yu geri verirse niçin olmasın?” ve ilerki yıllarda da “O denli kardeş şeklinde olmuştuk ki, Bonzo’dan sonrasında arkamıza dönerek baktığımızda, sahnede başka davulcuyla karşılaşmak dayanılmaz olacaktı” demiştir.

Kaynak: 1.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir