Ana Sayfa / Biyografi / Osman Zeki Üngör Uzun Hayatı Eserleri Ne Yapmıştır Besteleri

Osman Zeki Üngör Uzun Hayatı Eserleri Ne Yapmıştır Besteleri

Besteci, Orkestra şefi, keman virtüozu Osman Zeki Üngör 1880 senesinde İstanbul’da dünyaya geldi. Muzıka-i Hümayun’da Fasl’ı Cedid’i tertib eden Santuri Hilmi Bey’in torunu; Hacı Bekirzade Hüseyin Bey’in oğlu, Ekrem Zeki Ün‘ün babasıdır.

Beşiktaş Askeri Rüştiyesi’nde okudu. 1891’de girmiş olduğu Mızıkai Hümayün’da kabiliyetiyle II.Abdülhamid’in dikkatini çekti. Batı müziği öğrenimi görerek konser kemancısı oldu. Büyükbabası Santuri Hilmi Bey’in kurduğu Mızıkai Hümayun faslı Cedidi’nde ve Saffet Atabinen’in ilk kez düzenlemiş olduğu senfoni orkestrasında başkemancı olarak çalıştı. Binbaşı rütbesiyle de Saray Orkestrası Şefi oldu.

Mızıkai Hümayun’da öğretim görevinde bulunmuş oldu. İstanbul Adam Muallim Mektebi’nde öğretmenlik yapmış oldu. Bağımsız ekibi olan ilk Türk senfoni orkestrasıyla Union Française’de haftalık halk konserleri verdi. Musiki Muallim Mektebi’nin müdürlüğünü yapmış oldu.

Avrupa şehirlerinde de orkestralar yönetim ederek konserler veren Üngör; aslolan ününü Mehmed Akif Ersoy’un İstiklal Marşını 1922 senesinde besueleyerek elde etti. Cumhuriyet’in İlanı’ndan sonrasında vazifesini Ankara’ya naklederek Ankara Riyaset-I Cumhur Musıki Hey’eti Şefi oldu.

Musıki Muallim Mektebi’nin kurulmasında mühim rol oynayan Üngör; 1924-1934 seneleri içinde bu okulun müdürlüğü vazifesinde bulunmuş oldu.

1934 senesinde emekliye ayrılan Üngör; bir süre de Teşvikiye Caddesi’nde Maçka Palas’ta oturmuş, 1958 senesinde de İstanbul’da vefat etmiştir. Cenaze töreninde hususi izinle İstiklal Marşı çalındı.

İstiklal Marşı haricinde başlıca eserleri: İlim Marşı, Azmü Umut Marşı, Töre Marşı, Türk evlatları, Cumhuriyet Marşı.

1880 senesinde Üsküdar’da dünyaya geldi[1] . Büyükbabası, Osmanlı Devleti’nin saray orkestrası olan Mızıka-yı Hümayun bünyesinde “Fasl’ı Cedid“‘i (batı enstrümanlarını da içeren fasıl topluluğu) düzen eden Santuri Hilmi Bey; babası Şekerci Hacı Bekir ailesinden Hüseyin Bey’dir.

Tahsil yaşamı

Beşiktaş Askeri Rüştiyesi’ndeki askeri eğitimin arkasından 1891’de Osmanlı saray bandosu olan Mızıka-yı Hümayun’a girerek müzik öğrenimi görmüş oldu. Kabiliyetiyle II. Abdülhamid’in dikkatini çekince konser kemancısı olarak yetiştirildi. Kemancı Vondra Bey’den keman, d’Aranda Paşa’dan da müzik nazariyatı dersleri aldı.

Mızıka-ı Hümayun

Mızıka-yı Hümayun bünyesinde Saffet Bey tarafınca kurulmuş olan Makam-ı Hilâfet Filarmoni Muzikası’nda başkemancı olarak atandı. Yalnızca askeri marşlar çalan mızıkanın, bir senfoni orkestrasına dönüşmesi için emek verdi. Birçok meşhur bestecilerin keman konçertolarını Türkiye’de çalan ilk Türk kemancı oldu. Sultan Abdülhamit’e sık sık konserler verdi. Konserlerinin oldukça beğenilmesi sebebiyle ödüllendirilip rütbesi genç yaşta binbaşılığa kadar yükseltildi[1].

1908’de, Meşturiyetin ilanı’ndan sonrasında rütbesi mülazimliğe (teğmenlik) indirildi; Saffet Bey’in yönetimindeki orkestrada başkemancılığa devam etti. Bir süre Mızıka-yı Hümayun’da yaylı sazlar bölümünde öğretmenlik de yapmış oldu. Ek olarak Darülmuallimin’nde (İstanbul Adam Muallim Mektebi) dersler verdi. .

I. Dünya Savaşı esnasında Mızıka-ı Hümayun ile Avrupa şehirlerinde konserler verdi. 17 Aralık 1917- 31 Ocak 1918 tarihleri içinde gerçekleşen ve Viyana, Berlin, Dresden, Münih, Peşte, Sofya’yı kapsayan bu gezim, bir Türk orkestrasının çıkmış olduğu ilk Avrupa turnesi idi[1].

Saffet Bey’in istifası üstüne 1917’de saray orkestrasının şefliğine atanan Osman Zeki Bey, Avrupa turnesi dönüşünde orkestrayı bağımsız bir ekibe kavuşturdu ve ilk kez saray haricinde halka yönelik konserler verdi. Orkestra, haftalık halk konserlerini Tepebaşı’ndaki Union Française Salonu’nda vermekteydi.

İstiklal Marşı’nın bestelenmesi

Besteci aslolan ününü Mehmet Âkif Ersoy’un İstiklâl Marşını besteleyerek elde etti. Osman Zeki Bey, 1921 senesinde Mehmet Akif’in şiirinin ulusal marş güftesi olarak seçilmesinden sonrasında 1922’de Maarif Bakanlığı tarafınca düzenlenen beste yarışmasına çağrı edilen 24 besteciden birisiydi. Kimi anekdotlara bakılırsa İstiklal Marşı’nı, İzmir’in Yunan işgalinden kurtuluşundan sonrasında bestelemişti[2] . Yarışma seçici kurulu tarafınca Osman Zeki Bey’in eseri beşinci seçilirken[3] ; Ali Rıfat Bey’in alaturka usuldeki bestesi birinci seçildi. Sadece 1930 senesinde Maarif Bakanlığı’nın resmi kurumlara gönderilmiş olduğu bir genelge ile uygulamada değişim yapılmış oldu ve o güne kadar Ali Rıfat Bey’in bestesi ile seslendirilen güfte; Osman Zeki Bey’in batı seçimi bestesi ile seslendirilmeye başladı; devletin resmi marşı haline geldi.

Ankara’ya taşınma

Osman Zeki Bey, Cumhuriyet’in ilanı’ndan sonrasında orkestrası ile Ankara’ya gidip 11 Mart 1924 günü şehrin tarihindeki ilk senfonik konseri verdi. Orkestra, Ankara’daki ikinci konserinden sonrasında “Riyaseticumhur Musiki Heyeti” adı altında cumhurbaşkanlığına bağlandı. Osman Zeki Bey, sonradanCumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na dönüşen topluluğun orkestra şefliğini yapmış oldu.

Musiki Muallim Mektebi

Osman Zeki Bey, ülkenin müzik öğretmeni ihtiyacını karşılamak için Musiki Muallim Mektebi’nin kurulmasında mühim rol oynadı. Bu kurum, Ankara Konservatuarı’nın temelini oluşturmuştur. Kendisi, okulun ilk öğretim üyesi ve ilk müdürü idi. Okul müdürlüğünü 1924-1934 seneleri içinde 10 yıl süresince sürdürdü.

Avrupa turnesi

7 Haziran-5 Eylül 1926’da Karadeniz adlı gemide düzenlenen Yerli Malı Sergisi sebebiyle dört ay süresince Cenup ve Şimal Avrupa limanlarını dolaştı ve Cumhurbaşkanlğı Senfoni Orkestrası ile konserler verdi[1]. Bu, Cumhuriyet döneminde bir Türk orkestranın çıkmış olduğu ilk yurtdışı gezim idi.

Son yılları

1934 senesinde sıhhat sebebiyle emekliye ayrılan Üngör; emeklilik günlerinde İstanbul’da yaşadı Soyadı Kanunu çıktığında “Üngör” soyadını aldı (oğlu Ekrem Zeki Bey, “Ün” soyadını almıştır)

1958’de İstanbul’da Moda’daki evinde yaşamını yitirdi. Cenaze töreninde askeri bir bando tarafınca İstiklal Marşı çalındı[4]. Mehmet Cenazesi, Karacaahmet mezarlığı’na defnedilmiştir.

Osman Zeki Üngör

 <p>İstiklal Marşı'nın bestecisi Osman Zeki Üngör

Osman Zeki Üngör (d. 1880, İstanbul – ö. 28 Şubat1958, İstanbul) Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın ilk şefi ve İstiklal Marşı’nın bestecisidir. Besteci, Orkestra şefi, keman virtüozu Osman Zeki Üngör 1880 senesinde İstanbul’da dünyaya geldi. Muzıka-i Hümayun’da Fasl’ı Cedid’i tertib eden Santuri Hilmi Bey’in torunu; Hacı Bekirzade Hüseyin Bey’in oğlu, Ekrem Zeki Ün’ün babasıdır. Beşiktaş Askeri Rüştiyesi’nde okudu. 1891’de girmiş olduğu Mızıka-i Hümayün’da kabiliyetiyle II. Abdülhamid’in dikkatini çekti. Batı müziği öğrenimi görerek konser kemancısı oldu. Büyükbabası Santuri Hilmi Bey’in kurduğu Mızıkai Hümayun faslı Cedidi’nde ve Saffet Atabinen’in ilk kez düzenlemiş olduğu senfoni orkestrasında başkemancı olarak çalıştı. Binbaşı rütbesiyle de Saray Orkestrası Şefi oldu.Mızıkai Hümayun’da öğretim görevinde bulunmuş oldu. İstanbul Adam Muallim Mektebi’nde öğretmenlik yapmış oldu. Bağımsız ekibi olan ilk Türk senfoni orkestrasıylaUnion Française’de haftalık halk konserleri verdi. Musiki Muallim Mektebi’nin müdürlüğünü yapmış oldu. Avrupa şehirlerinde de orkestralar yönetim ederek konserler veren Üngör; aslolan ününü Mehmed Akif Ersoy’un İstiklal Marşını 1922 senesinde besueleyerek elde etti. Cumhuriyet’in İlanı’ndan sonrasında vazifesini Ankara’ya naklederek Ankara Riyaset-I Cumhur Musıki Hey’eti Şefi oldu. Musıki Muallim Mektebi’nin kurulmasında mühim rol oynayan Üngör; 1924-1934 seneleri içinde bu okulun müdürlüğü vazifesinde bulunmuş oldu. 1934 senesinde emekliye ayrılan Üngör; bir süre de Teşvikiye Caddesi’nde Maçka Palas’ta oturmuştur.
Santuri Hilmi Bey’in torunu olan Osman Zeki Üngör 1880’de Üsküdar’da dünyaya geldi. 11 yaşlarındayken saray mızıkasına yazdırıldı. Hüseyin Bey’den keman dersleri ve Safvet Bey (Atabinen) ile D’Aronda Paşa’dan nazariyat dersleri aldı.Sonrasında Senfoni Orkestrası’nda baş kemancı ve Saray Orkestrası şefi oldu. Ek olarak yaylı çalgılar kısmı öğretmenliği ile İstanbul Adam Öğretmen Okulu’nda uzun süre müzik öğretmenliği yapmış oldu. I. Dünya Savaşı esnasında, birçok Avrupa ülkesinde Kızılhaç yararına konserler veren Osman Zeki Üngör 1926’da Cumhurbaşkanı Senfoni Orkestrası’nın şefliğini ve kendisinin kurduğu Musiki Muallim Mektebi’nin müdürlüğünü yapmış oldu. Kolundaki hastalık sebebiyle 1934’te emekliye ayrıldı. İstiklal Marşı’nın yanı sıra çoğunluğu marş türünde birçok bestesi bulunan sanatçının cenaze töreninde hususi izinle askeri bando tarafınca İstiklal Marşı çalındı. Bestecimizin mezarı Karacaahmet’te mezarlığında yer verilmiştir.

Hayatı ve Eserleri

Santuri Hilmi Bey’in torunu olan Osman Zeki Üngör, 1880 senesinde Üsküdar İstanbul’da dünyaya geldi. On bir yaşlarındayken Musika-i Hümayûn’a (saray orkestrasına) alındı ve keman bölümünü tamamlamış oldu. Orkestradaki başarısı II. Abdülhamit’in dikkatini çekti ve konser kemancısı olarak yetiştirildi. Opera orkestrasına başkemancı atama edilerek Vondra Bey’den sonrasında uzun seneler başkemancı olarak çalıştı. Binbaşı rütbesine terfi eden Zeki Üngör, ondan sonra Saray orkestrasına şef oldu.
Osman Zeki Bey, Safvet Atabinen’in oluşturduğu senfonik orkestrada da başkemancı olarak vazife aldı. Bir süre sonrasında yaylı çalgılar kısmı öğretmenliğine atandı. İstanbul Adam Muallim Mektebi’nde müzik dersleri verdi.

Onun döneminde ilk Türk orkestrası konser için Avrupa’da turneye çıktı.


I. Dünya Savaşı esnasında Musika-i Hümayûn’la Viyana, Berlin, Dresden, Münih, Budapeşte ve Sofya’da şef olarak konserler verdi (Aralık 1917-Ocak 1918). Bu seyahat dönüşünde Union Française’de haftalık konserler yönetmeye başladı.

1924’te Ankara’da oldukça beğenilen iki konser veren topluluk, Cumhuriyet’ten sonrasında Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti adı altında cumhurbaşkanlığına bağlandı ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın çekirdeği oluştu. Uzun süre Musiki Müesseseleri Müdürü ve Gazi Musiki Muallim Mektebi Müdürü olarak vazife yapmış oldu. Topluluğun ilk şefi olan Osman Zeki, 1934 senesinde sıhhat sebebiyle emekliliğini istedi. İstiklal Marşı haricinde, bir çok marş türünde başka yapıtlar da bestelemiştir.

1958 senesinde yaşamını kaybeden sanatçının cenazesi, Karacaahmet’te toprağa verilmiştir.

Başlıca eserleri

: İstiklal Marşı, İlim Marşı, Azmü Umut Marşı, Töre Marşı, Türk evlatları, Cumhuriyet Marşı.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir