Ana Sayfa / Akustik / New Orleans’ın Duygusal Evladı: Frank Ocean

New Orleans’ın Duygusal Evladı: Frank Ocean

Gerçek adı Christopher Francis Ocean olan ve şarkıcılığın yanı sıra söz yazarlığı, müzik yapımcılığı ve fotoğrafçılık meydana getiren Frank Ocean‘ın 1987 yılından günümüze uzanan hayatına ve kariyerine yakından bakalım.

28 Ekim 1987 senesinde Long Beach / California‘da dünyaya gelen Frank Ocean, New Orleans’ta büyüdü ve bu şehre hakim olan yoğun caz kültürü onun müziğe olan ilgisinde etkili oldu.

2005 senesinde New Orleans Üniversitesi’ndeki yurduna taşındıktan bir tek beş gün sonrasında ABD’da büyük yıkımlara neden olan Katrina Kasırgası meydana geldi ve bunun sonucunda Frank’in hemen hemen yeni inşa edilen müzik stüdyosu tahrip oldu. O süre Frank Ocean için kim bilir yıkım olarak nitelendirilebilecek bu vaka, aslına bakarsak onun müzikal hayatında bir dönüm noktasıydı.

A tornado flew around my room before you came
Excuse the mess it made, it usually doesn’t rain in Southern California, much like Arizona 

My eyes don’t shed tears, but boy, they pour when
I’m thinkin’ ’bout you

Eğitimini ve ailesini geride bırakarak bazı kayıtlarını tamamlama amacıyla altı hafta kalmak suretiyle gittiği Los Angeles’ta müzik piyasasından bazı mühim kişilerle tanışan Frank Ocean, burada söz yazarlığı yapma fırsatı buldu. Justin Bieber, Beyoncé, Ciara ve John Legend şeklinde müzisyenlerle çalıştı ve böylece aslolan müzik kariyerine “ghostwriter” olarak başladı.

2010 senesinde Tyler The Creator ile tanışan Frank Ocean, “Odd Future” isminde bir hip hop topluluğuna katıldı. Aradan geçen bir yıl sonunda ise sektördeki ilk mixtape’i olan “Nostalgia, Ultra”yı yayınladı. Bu mixtape içinde yer edinen “Novacane” adlı şarkı Billboard Hot 100 sıralamasında 82. sırada yer aldı. “Nostalgia, Ultra” bünyesinde bulunan şarkılardan bazıları Coldplay, MGMT ve Radiohead şeklinde Frank’in buluğluk yıllarında dinlediği grupların şarkılarından samplelar içeriyor.

“Nostalgia, Ultra” sonrasında ise Frank, Def Jam Recordings ile bir antak kalma imzaladı.

Frank Ocean’ın ilk stüdyo albümü; yapımcılığını çoğunlukla kendisinin üstlendiği fakat Al Maaske ve Pharrel Williams‘ın da katkıda bulunmuş olduğu, 2012 yılının temmuz ayında piyasaya sürülen “Channel Orange” oldu. Bu albümde funk, caz ve saykodelik müziği R&B ile harmanlayan Frank, şarkı sözlerinde ise yaşamış olduğu romantizmi, uyuşturucu kullanımını ve duygusal çöküşlerini söyledi. Channel Orange, 2013 tarihindeki Grammy Ödül Töreninde “En İyi Urban/Modern Albüm Ödülü”nü kazanmıştır.

Sanatçının bir sonraki albümü olan “blonde”u yayınlaması ise üç yıldan fazla sürdü. Ağustos 2016’da dinleyicilerle buluşan bu albüm sonrası Frank Ocean, fazla göz önünde bulunmamayı tercih etti. Turneye çıkmadı ve Grammy Ödül Törenine katılmayı reddetti. Bu süreçteki tek röportajı olan The New York Times röportajında bu mevzuyla ilgili bir izahat yapmış oldu ve ödül sisteminin artık modası geçmiş bir uygulama bulunduğunu hissettiğini söylemiş oldu.

Blonde, sanatçı tarafınca yeteri kadar tanıtımı yapılmayan bir albüm olması durumunda birçok dinleyicinin takdirini topladı ve hatta başyapıt olarak nitelendirildi.

That’s the way everyday goes
Every time we have no control
If the sky is pink and white
If the ground is black and yellow

Frank Ocean, 2017 yılından 2018’in son dönemlerine kadar “Chanel”, “Biking”, “Lens”, “Provider” ve “Moon River” teklileriyle kariyerine devam etti. Bununla beraber Travis Scott‘ın son albümü olan “Astroworld”de “Carousel” ile; Asap Rocky‘nin “Testing” albümünde ise “Purity” ile yer aldı.

Son olarak SZA‘nın “The Weekend” şarkısını tekrardan yorumlayan Frank Ocean hemen hemen yeni bir albüm açıklamasında bulunmadı. R&B türünün gözardı edilemez isimlerinden  kabul edilen sanatçının en kısa zamanda tekrardan dinleyicileriyle buluşmasını umuyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir