Ana Sayfa / Video / Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm

Mısır’ın 4. Piramidi: Ümmü Gülsüm

”gözlerin beni kaybettiğim günlerime döndürdü

bana geçmişten ve yaralarından pişman olmayı öğrettiler

gözlerini görmeden ilkin yaşadığım

ne kadar boşa gitmiş bir hayatmış”

Doğu’nun Yıldızı, Mısır’ın 4. Piramidi ve Mısır’ın Bülbülü olarak tanımlanan, Mısır’ın gelmiş geçmiş en büyük ses sanatkârı Ümmü Gülsüm huzurlarınızda…

Sanki azca sonrasında sahneye çıkacak ve o asil duruşu ile detone olmadan art arda en zor parçaları seslendirecek şeklinde. Yukarıdaki dörtlük; sözleri Ahmed Şefik Kamil‘e ilişik olan, kendisinin en sevilen parçası Enta Omri (انت عمری)’den. Bu yazımızda meşhur müzisyenin azca malum yönlerine ve ile alakalı garip detaylara yer vereceğiz.

                     Ümmü Gülsüm

Ümmü Gülsüm sanat yaşamı süresince öyleki bir yer edindi ki; 1920’lerden 1970’lere kadar olan şöhreti, vefatı ile son bulmamış aksine yeni kuşakları da etkisine alarak büyümeye devam etti. Bugün halen kendisini Youtube aramalarında ön sıralarda görmemiz, günümüz de dahil kulvarındaki birçok sanatçıyı geride bırakması bunun en güncel ispatlarından olsa gerek.

Usta isim ortalama 50 senelik sanat hayatında müziğin haricinde başarılara da imza attı. Orta Doğu ve Türkiye’de gösterime sunulan altı filmin başrolünü üstüne alan Ümmü Gülsüm, Mısır’ın Tamay Zahayra köyünde fukara bir imamın evladı olarak dünyaya geldi. Minik yaşlarda çevre köylerde adam kostümleri ile ilahiler okurken kabiliyetini keşfeden babası ilk ses eğitimini Kur’an öğreterek verdi. Peşinden eğitime devam amaçlı Kahire’ye gönderilen sanatçı, kısa sürede şiirleri etkili ve içli okuyuşu ile ünlendi. Öyleki ki, Ümmü Gülsüm’ün konser saatlerinde sokaklarda kimselerin olmaz, radyolar son ses açılır ve Arap liderler konuşma yapmazmış.

14 Kasım 1967’de Paris’teki Olympia konseri ve arkasından almış olduğu tebrikler

Fas’tan Türkiye’ye oldukca geniş bir coğrafyada ses getiren Ümmü Gülsüm, köylü geçmişinden hiçbir süre utanmadı ve organik oluşuyla halk tarafınca daha oldukca sevildi. Devlet adamlarının eğlencelerinde, aristokratların evlerindeki gece toplantılarında şarkılar söyleyerek seçkin çevrenin sempatisini topladı.

         Ümmü Gülsüm meşhur besteci Muhammed Abdülvahab ile

Araplar ve İsrail arasındaki harp döneminde Mısır ordusunun beklenmedik yenilgilerine karşı ülke yararına sayısız konsere çıktı ve bir miktar kişisel birikimi ve konser gelirinin toplamında elde edilmiş 2,5 milyon sterlini devlet hazinesine bağışladı. Hatta bu zamanda BAE Başkanı Şey Zayed bin Sultan Al Nahyan hususi bir ziyarette bulunmuş oldu ve Gülsüm’e pahalı hediyeler sundu.

Ümmü Gülsüm ve Şeyh Zayed

Meşhur sanatçı hakkında araştırma yaparken rastladığımız garip anektodlardan biri de Nobel ödüllü meşhur müzisyen Bob Dylan‘ın büyük bir Ümmü Gülsüm hayranı olduğu. 1978 senesinde meydana getirilen bir röportajda Dylan, Ümmü Gülsüm sorulduğunda şöyleki diyor: ”Hakkaten mükemmel…hakikaten. Orta Doğu müziğini severim. Ümmü Gülsüm…O büyük bir sanatçı. Gitti fakat unutulmadı.”

Sizleri asaleti, mütevaziliği ve muhteşem ses rengiyle kendinden sonraki nesilleri de etkilemeye devam eden sanatçının meşhur parçası Enta Omri ile baş başa bırakıyoruz.

Sanatla hür, sanatla emsalsiz kalınca.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir