Ana Sayfa / Akustik / Megadeth Dystopia ile geri dönüyor!

Megadeth Dystopia ile geri dönüyor!

1997′de “Cryptic Writings“le tanıştığım MEGADETH’in geçen 19 yıl süresince yaptıklarını şöyleki bir düşününce, Dave Mustaine’in pek yanarlı dönerli bir kafa yapısı bulunduğunu, kendi içinde ve başkalarıyla yaşamış olduğu mücadelelerin onu var eden aslolan şey bulunduğunu rahatça söylemek mümkün.

Mustaine’i Mustaine meydana getiren şey; bu çatışmalardan, söylemlerden, gelen tepkilerden, geçmişinden kurtulamıyor (kurtulmak istemiyor) oluşundan ve tüm varlığını bir rekabet ve kendini kanıtlama çabası üzerine kurmuş oluşundan beslenmesi. Ara sıra yaptıklarına anlam veremeyişimiz, söylemsel

değişimini dümdüz bir eleştirellikle karşılamamız, söyledikleriyle yarattıkları arasındaki ilişkiyi belli bir içtenlik ve bütünlük temeline oturtamayışımız da, bu kronik “ben size karşı” kompleksinden ileri geliyor.

Karşımızdaki kişinin metal tarihinin en yetenekli insanlarından biri olmasının ve thrash metalin gelmiş geçmiş en iyi işlerinden bazılarını yapmasının ışığında, ara ara hödüklükte sınır tanımayan açıklamalar

yapsa da, Mustaine’in hiçbir süre köyün artık yaşlanan deli amcası olarak görülemeyeceğine inanıyorum.

İnternetle beraber, kanıksanan eskinin dokunulmazlığı ile üzerimize kürekle atılan yeninin kullan atlığı içinde, öteki pek fazlaca grup benzer biçimde MEGADETH’in de yeni işlerini eskilere oranla fazlaca daha yüzeysel, zahmetsiz, kibirli, kıyaslamacı, üşengeç ve genelleyici bir tavırla karşılasak ve yorumlasak da, ortaya

konan şeylerin ne olduklarını, ne vermek istediklerini, neyi amaçladıkları için çaba sarf etmek zordunda olduğumuzu düşünüyorum. Aksi takdirde bizlere sunulan her şeyi bir kum saatinden akan kumlar kadar

süratli şekilde süzgeçimizden geçirip, bir an için oyalanıp arkasından geçip giden yaratımlar sonsuzluğuna uğurlayacağız. Bu elbet ki fazlaca daha derin çerçevede ele alınabilecek bir mevzu, sadece bu manyaklık

düzeyinde süratli tüketim ortamında, bir de karşı taraf hoşumuza gitmeyen şeyler yapıyorsa, söylüyorsa, ondan gelecek yaratımları anında yok saymak, değersizleştirmek fazlaca daha kolay oluyor.

Bahsettiğim “eski”yi deneyimlememiş dinleyicilerin “Yahu bir saattir ne kastın dost… MEGADETH işte, Mustaine denyosu gene yapmış bayık bayık bir şeyler, fazlaca sofistike bir şey varmış benzer biçimde anlatıyorsun.

Boğazını yormaya değmez” diye düşünmesi kuvvetle olası olsa da, bu şekilde bakmayan biri olarak mevcut durumdan birazcık bahsetmeden, dinleyici olarak abartı düzeylerde güçlenen yüzeyselliğimize çemkirmeden de edemedim.

Baya vasıfsız ve heyecansız bir albüm olan “Super Collider“ın arkasından fazlaca fazla büyük vaka yaşayan MEGADETH, hepimizin bilmiş olduğu benzer biçimde “bu seferki öncekilerin hepsinden daha iyi” şeklindeki yeni ekibi

ve “eski albümlerin havasına yakın olacak” gazlamaları eşliğinde, şu an bahsettiğim “Dystopia”yı çıkardı.

Mustaine’in alıştığımız demeçleri ve değişen fikir yapısı eşliğinde, kafi oranda yaratıcı ve iyi

düşünce barındırmasını bile kafi göreceğim ve sevmeye çalışacağım yeni MEGADETH albümünün, beklentilerimi fazlaca aştığını ve albümü pek fazlaca açıdan baya iyi bulduğumu söyleyerek başlayayım.

Bunun sebeplerinden birincisi Mustaine’in hakikaten sağlam bir esin rüzgârını arkasına almış olması ve iyi rifler, melodiler ve şarkılar yazmış oluşu. Albümdeki pek fazlaca şarkıda fazlaca iyi bölümler olmasının ötesinde, şarkı bazında da ileriye dönük ışıklar yakan denemeler, fikirler var. Grubun yeni ekibinin

MEGADETH’in uzunca bir süredir muzdarip olduğu doymuşluk hissinden uzak oluşu ve ortaya taptaze bir performans koyması da “Dystopia”yı iyi meydana getiren unsurlardan.

Albümün pek fazlaca yerinde MEGADETH’in eskilerinin, fazlaca eskilerinin, ilk iki albümünün fikirlerini ve referanslarını duymak; doksanların ilk yarınsındaki aşırı emsalsiz MEGADETH’ten tatlı tatlı koklatan

hoşluklarla karşılaşmak mümkün. Bir gitar solosundaki küçücük Chris Poland oyunları, ya da aralara giren 4-5 notalık bir lick’teki 1985 ruhu, “Dystopia”nın pek fazlaca anlamda “MEGADETH” olmasını elde eden unsurlar.

Şarkılara baktığımda, “Dystopia”nın epey sağlam bir giriş yaptığını ve bu sağlamlığın albümün geneline yayıldığını düşünüyorum. Fatal Illusion’daki fazlaca net seksenler MEGADETH’likleri, Bullet to the Brain’in köprü ve nakarat kısımlarındaki “Countdown to Extinction” süreci hissi, Poisonous Shadows’un olanca

deneyselliği içinde nakaratında Dread and the Fugitive Mind’ın nakaratının yavaşlatılmış hâliymişçesine akıp gitmesi, Mustaine’in eskiye verdiği samimi referansların “Dystopia”nın kıymetini artırmasına vesile olmuş.

Bu pozitif yönde yanların yanında, albümün kesinlikle bahsedilmesi ihtiyaç duyulan bir tarafı daha var. Mustaine’in açıkça yabancı düşmanlığı ve aşırı muhafazakârlık yapmış olduğu şarkı sözleri, “ABD Amerikalılar’ındır”

düsturunu benimseyen bu kırmızı saçlı ve bir süredir kırmızı boyunlu insanın düşüncelerini söyleme mevzusunda asla çekinmediğini, genellemenin kralını yapmış olup geniş insan kitlelerini ötekileştirme, hatta açık açık düşman gösterme mevzusunda beis görmediğini de kanıtlıyor.

Gene de hepsi kişisel mevzular ve Mustaine’in pek fazlaca açıdan dayaklık oluşu, ortaya konan müziği değersizleştirmiyor elbet. Enstrümantal zenginliğe, versatil yapısına ve pek fazlaca açıdan rengârenkliğine bakınca, bence “Dystopia”, MEGADETH’in enstrümantal olsa en sırıtmayacak albümü. Dave’in “Çal

Kiko çal” söylediği anlarda bile bir derinlik, öylesinelikten uzaklık sezmek mümkün. Burada aslolan kutlanması ihtiyaç duyulan şahıs Kiko olsa da, Mustaine’in bu vizyonla hareket etmiş oluşu da ortaya böylesi bir netice

çıkması adına ehemmiyet teşkil ediyor. Conquer or Die bu düşünemi desteklemek adına net bir kanıt ve bu devirde MEGADETH’ten bu şekilde denemeler görebiliyor olmak bile, grubu fazlaca uzun süreden beri dinleyen benim benzer biçimde dinleyiciler için bir sevinç deposu.

Son cümlelerimi söylüyor ve kapatıyorum. Değişik sürümlerinde ihtiva ettiği cover’lar ve bonus şarkıları da dâhil olmak suretiyle, “Dystopia” benim için “Endgame” ile beraber 1997′den bu yana çıkan en iyi iki

MEGADETH albümünden biri. Bu kadro korunduğu takdirde grubun bir sonraki albümünün de, MEGADETH’in kurulmasından 35-36 yıl sonrasında çıkacak olmasına karşın coşku ve merakla bekleneceğini söyleyebiliyorum. Ümit ederim yanılmam.

 

Kaynak : http://www.pasifagresif.com/2016/01/megadeth-dystopia/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir