Ana Sayfa / Galeri / Lou Andreas-Salomé: Nietzsche’nin Gözyaşı

Lou Andreas-Salomé: Nietzsche’nin Gözyaşı

Peki niçin? Niçin her iki durumda da kızın doğasını daracık bir kalıba sıkıştırıp, böylesine katı bir çerçevenin içine hapsetmeye kalkıştım, diye kendi kendine sordu. Bayanları salt insani zenginlikleri içinde kavramanın, hep cinsiyetleri açısından bakmaktan, hep yarı şematize ederek görmekten kaçınmanın bu kadar zor olması ne tuhaftı. İnsan bayanları ister idealize etsin ister şeytanileştirsin, her durumda adama bağlı değerlendirip basitleştiriyordu. Kim bilir hanıma adeta bir sfenks karakteri yüklenmesinin temelinde büyük seviyede, erkeğinkinden geri kalmayan eksiksiz insaniyetinin bu ağır basitleştirmeyle örtüşmemesi yatıyordu.’ (Feniçka, Lou Andreas-Salomé Sayfa 35 – Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Zekası ve dik duruşuyla gerek döneminde gerek günümüzde bir güç idolü haline gelen Lou Andreas-Salomé 12 Şubat 1861 St. Petersburg’da dünyaya geldi. Zürih’te teoloji, felsefe ve sanat zamanı okudu.

21 yaşlarında geçirdiği hastalık sebebiyle Roma’ya annesinin arkadaşı olan Malwida von Meysenbug’un yanına gitmek mecburiyetinde bırakıldı. İlişkilerindeki çıkmazlar ve hareketlenmeler de bu zamanda başladı. Paul Ree ve Nietzche hayatlarını değiştiren Salomé ile Malwida vesilesiyle tanıştı. Yaptıkları felsefeden ve sohbetlerden oldukca etkilenen Nietzche’nin evlilik teklifini özgürlüğünü kısıtlayacağını düşündüğü için kabul etmedi. Bu sebepten Nietzche’nin hanım düşmanlığının sebebi olduğu söylenir. Aynı dönemlerde Paul Ree tarafınca gelen evlilik teklifini de reddetti. Salomé sadakati, birlikteliği ve bedensel birlikteliği yaşamı süresince reddetti. 34 yaşlarında Frederich Andreas ile intihar tehdidiyle evlenene kadar da bekaretini korudu.

Evlendikten sonrasında da Frederich ile yapmış olduğu anlaşmayla flörtlerine devam etti. Bu süreçte kendisinden ortalama 20 yaş ufak olan Rainer Maria Rilke ile ilişkileri 4 yıl süresince sürdü. Bazı kaynaklarda Salomé’nin tek cinsel ilişkisini Rilke ile yaşamış olduğu da söylenir. Rilke yaşamı süresince en oldukca tesirinde kalmış olduğu, ”yenik” ayrılmış olduğu tek ilişkisidir.

Şeytanın Sağ Kolu

Periyodunun oldukca ilerisinde bir özgürlük terimi olması onun kaide tanımazlığına ve dikbaşlılığına mazereti olmuştur. Ne istediğini bilen, ufak hesaplara takılmayan, irade zayıflıkları bulunmayan bir bayan oluşu onu bir femme fatale haline getirmiştir.

Femme Fatale Fransızcada ”felakete yol açan hanım’‘ anlamındadır. Beraber olduğu adamın egosunu özgüveniyle parçalayan ve ona acı çektiren hanım olarak bilinir. Sayısız makalelerine, başarılarına ve yazdığı 19 kitaba karşın akla bu şekilde gelişi, şeytanın sağ kolu yakıştırması ve devrin sayısız yazar ve düşünürünü kendine aşık etmesiyle anılması Salomé’ye ataerkil zihniyet tarafınca meydana getirilen bir haksızlıktır.

Salomé babasının general olmasına karşın kadın-erkek arasındaki tabuları yıkma düşüncelerine ufak yaşlardan başladı. Bu onun doğuştan gelen yapısıydı. Kendini ve zihin yelpazesini genişletmek için erkekleri bir vasıta olarak kullanmış, onları üretkenliği için bir meta olarak görmüştür.

Usta Gözlemleriyle Salome

”Sen tüm kuşkuların tam karşıtıydın; dokunduğun, uzandığın ve gördüğün her şeyin var olduğuna tanıklık edendin. Dünya bulutlu görünüşünden sıyrıldı, zavallı ilk şiirlerimin belirli özelliği olan o beraber akış ve çözülüşten kurtuldum; nesneler doğdular, yavaş yavaş ve güçlükle öğrendim her şeyin ne denli yalın bulunduğunu; ve olgunlaştım, yalın şeyler söylemeyi öğrendim. Tüm bunlar, kendimi şekilsizlik içinde yitirme tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğum bir sırada seni tanımak mutluluğuna erdiğim için oldu.” demiştir. (Rainer Maria Rilke)

“Korkulu bir zeka… Onun yanına yaklaşan hepimiz, varlığının samimiyetinden ve uyumundan oldukca kuvvetli bir halde etkilenirdi; hanımefendilere özgü zaafların hiçbirinin hatta insani zaafların bile çoğunun onda bulunmadığını, yaşamı süresince bu tarz şeyleri aşmış bulunduğunu fark ederdi. (Sigmund Freud)

Daha oldukca hanım kesime hitap eden ve bayanlar hakkında bir söz söylememesiyle eleştirilmesine karşın duruşuyla bile feminizmin öncülerinden sayılabilecek olan Salomé sözleri ve eserleriyle bir oldukca insana esin kaynağı olmuştur.

” Dünya sana armağan sunmaz, inan bana, bir yaşam istiyorsan, çal onu. ”

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir