Ana Sayfa / Kitaplar / Kalabalıklar İçinde Yalnız Bir Karakter: Raif Efendi

Kalabalıklar İçinde Yalnız Bir Karakter: Raif Efendi

Bazı kitap karakterleri vardır kendimizle özdeşleştirdiğimiz, yaşadıklarını hissettiğimiz. Kendimizi onlar yerine koyarız. Yalnızca bir kitap karakteri olmaktan çıkar onlar, bir yakınımız benzer biçimde olurlar artık. Raif efendi de bu karakterlerden biri.

Edebiyatımızın en mühim eserlerinden biridir Kürk Mantolu Madonna. Sabahattin Ali’nin büyük bir ustalıkla yazmış olduğu bu roman, bizlere aşka ve sevgiye dair mühim şeyler öğretiyor.

kürk mantolu madonna ilk baskı ile ilgili görsel sonucu

Kalabalıklar içinde yalnız bir kişidir Raif Efendi. İçine kapanık olarak büyümüş, zayıf ve kuvvetsiz bir kişiliktir. Çocukluğunda kafi sevgi görmemiş, aşka dair bir şey yaşamamış ve iyi mi bir duygu olduğuna dair bir düşünce sahibi değildir.

“Bir zamanlar kendim de yazı yazmaya, hatta küçük şiirler karalamaya kalkmış, fakat bundan acele vazgeçmiştim: İçimdekileri herhangi şekilde olursa olsun dışarıya vurmak korkusu, bu anlamsız ve gereksiz ürkeklik yazı yazmama maniydi.”

raif efendi ile ilgili görsel sonucu

Ailesi tarafınca Berlin’e okuması için gönderilen Raif, resme ve sanata ilgisi olan bir kişiliktir. Nitekim gittiği bir sergide yaşamı değişmiş olur. Bir tablodaki hanıma aşık olup ondan başka bir şey düşünemez olur. O bayanı sokakta görmesiyle süregelen süreçte onunla tanışma fırsatı bulur ve böylece mutlu günleri adım atar.

“Bir insanoğlunun öteki bir insanı, neredeyse hiçbir şey yapmadan, bu kadar mutlu etmesi iyi mi mümkün oluyordu?”

Birbirlerini tanımaya başlamalarının peşinden yakınlaşmalarında yalnızlıklarının büyük bir oranı vardır. “Tamamen yalnızım… Fakat Berlin’de değil… Tüm dünyada yalnızım.” diyen Raif’e Maria’nın cevabı “Ben de yalnızım, boğulacak kadar yalnızım, hasta bir köpek kadar yalnız.” olur. Arkadaşlıkları giderek büyük bir aşka dönüşür. Maria’nın “deli” kişiliğinden etkilenen Raif de ona ayak uydurmaya adım atar. Senelerdir gereksinim duyan mutluluğu yaşar ve sonsuz yalnızlığından uzaklaşır.

“Bir ruh, sadece bir benzerini bulmuş olduğu süre ve bizlere, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu… Biz sadece o süre sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.”

sabahattin ali ile ilgili görsel sonucu

Burada birazcık da Maria’yı tanımamız gerekiyor. Erkeklere karşı olan itimatını yitirmiş bir bayan olan Maria, Raif’in kendisine duyduğu sevgiden güvenilir olması imkansız. Raif’in yaşamını kendisine adayışını gördükten sonrasında ona gönlünü kaptırır.

“Bu tamamlanmamış sana değil bana ilişkin … Bende inanmak noksanmış… Beni bu kadar sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum… Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanoğlu benden inanmak kabiliyetini almışlar… Fakat şimdi inanıyorum… Sen beni inandırdın… Seni seviyorum… Deli benzer biçimde değil, oldukça aklı başlangıcında olarak seviyorum… Seni isterim… İçimde müthiş bir arzu var…”

sabahattin ali ile ilgili görsel sonucu

Aşklarının en güzel zamanlarını yaşadıkları sırada babasının ölüm haberini alarak Türkiye’ye döner Raif. Maria’yı da yanına alma planı vardır. Fakat bu noktadan sonrasında yaşamı istediği benzer biçimde olmaz. Bir süre sonrasında mektuplar kesilir. Kısa bir süre yaşamış olduğu mutlu günleri sonlanmıştır. Kendi çocuğuna hamile olan Maria’nın doğum esnasında öldüğünden habersiz, kendisini terk ettiğini düşünür.

“Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı güz akşamlarında, sükunet içinde yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?”

“Sen bana, dünyada başka bir türlü yaşamın da mevcut bulunduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.”

Bir evlilik yapar, evlatları olur fakat tekrar mutlu olması imkansız. Aile içinde bir yük gibidir. O da kendisini ailesiyle özdeşleştiremez. Hep Maria’yı düşünür, aklından çıkaramaz. Onun aslen kendisini terk etmediğini öğrendiğinden ve Maria’dan olan kızını gördükten sonrasında pişmanlık duyar. On yıl süresince bir ölüyü suçlu tuttuğu için kendisine öfkelenir. Hastalığı artar ve kısa süre sonrasında hayata gözlerini yumar.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir