Ana Sayfa / Akustik / Freddie Mercury’nin Kariyerindeki En Önemli Anlar

Freddie Mercury’nin Kariyerindeki En Önemli Anlar

Farrokh Bulsara ya da bizim tanıdığımız şekilde Freddie Mercury, 5 Eylül 1946’da Tanzanya’da dünyaya geldi. Müzikal eğitimine çocuk yaşlarda piyano çalarak başlamış olan Mercury, seneler sonrasında efsanevi grup Queen’in solisti olarak müzik listelerinde zirveye çıktı. Oldukça yönlü ve yenilikçi bir müzisyen olan Freddie Mercury’nin kariyerinin en mühim anlarına gelin bir göz atalım.

1-Sheer Heart Attack (1974): Queen’in üçüncü albümü grubun ilk hit şarkısını elde etmiş olduğu albüm oldu. Sözlerini Mercury’nin yazdığı “Killer Queen” şarkısı grubu internasyonal yıldız haline getirdi ve senelerdir Queen’in en iyi şarkıları içinde anılıyor.

2-Bohemian Rhapsody (1975): Grubun 4. albümü A Night At Opera, tüm zamanların en iyi şarkılarından birini barındırıyor. Freddie Mercury, şarkı sözlerinin en iyi örneklerinden kabul edilen parçanın yayınlanması mevzusunda  “Riskli bulunduğunu biliyorduk fakat o şarkıya güvenimiz tamdı. Her şekilde yaptım. Eğer başarıya ulaşmış olursa fazlaca fazla saygı kazanacağını hissettim.” demişti. Nitekim öyleki de oldu.

3- Barcelona (1988): Opera hayranı olan yıldız, Montserrat Caballé’ye olan hayranlığını dile getirdikten sonrasında ikili tanışmıştı. Barcelona, 1992 Yaz Olimpiyatları için seçilince Caballé’ye şarkı üretmesi mevzusunda talep gitti, o da Freddie Mercury’e bu fikri sundu ve ikili bu şarkıyı yazdı. Kayıt aşamasındaki sıkıntılar yüzünden Mercury, Caballé’nin kısımlarını da söylemiş.

4-We Will Rock You/We Are The Champions (1977): Bu birbirinden ayrılmaz iki şarkı Queen grubunun bugünlerde en fazlaca dinlenen şarkıları. We Are The Champions, neredeyse her sportif etkinlikte duyduğumuz bir şarkı artık. We Will Rock You da performans esnasında seyirciyi de işin içine katmak için yapıldığından bu iki şarkı her konserin en güzel anlarına sahne oluyordu.

5- Don’t Stop Me Now (1978): Her büyük yıldız şeklinde Freddie Mercury de hususi hayatıyla konuşuluyordu. Cinselliğini herhangi bir halde saklamayan Mercury bu şarkısında bisexuel oluşuna gönderme yapıyor. Bundan dolayı de devrin LGBTQ topluluğu için mühim şarkılarından biri haline geldi.

6- SNL Performansı (1982): Günler öncesinde kavga ederken sesini kaybeden Freddie, sesini geri kazanmak için günler süresince uğraştı. Buna karşın Under Pressure (David Bowie ile düet yaptıkları parça) ve görkemli bir Crazy Little Thing Called Love performansı sergiledi. Bu şov grubun Amerikan televizyonlarında Freddie Mercury ile gerçekleştirdikleri son şov oldu.

7- I Want To Break Free (1984): Freddie Mercury diyince akla gelen ilk görüntülerden biri bu kliptir. Mercury klipte özgür olmak isteyen bir hanıma yaşam veriyor. Bu şarkı da klipteki görüntülerle tartışmalara yol açmıştı fakat Freddie aslına bakarsanız bunu bilerek bu şekilde bir emek verme gerçekleştirmişti.

8- The Great Pretender (1987): Mercury’nin solo şarkılarından kabul edilen The Great Pretender aslen The Platters grubuna ilişik bir parça. 60’larda gösterilen parçayı coverlayan Mercury, şarkının hislerini en doğru şekilde yansıttığını düşünüyordu. Hepimiz onu bir halde biliyordu fakat o aslen başka biriydi. Akılda tutulması ihtiyaç duyulan konulardan biri de bu şarkı hastalığı hakkında çıkan dedikoduları reddettiği zamana denk geliyordu, bir bakıma rol yaptığını kabul etmiş Freddie.

9-Wembley Stadyumu ve Live Aid Konseri: Queen grubunun en efsanevi iki gösterisi olarak anılan konseri, her Queen hayranı iyi anımsar. Live Aid konserinde sahne ışığını tüm yıldızlardan çalan grup, en iyi hitlerinden oluşan 20-25 dakikalık şovlarıyla yardım konserine büyük katkı sağlamışlardı.
Wembley Stadyumu konseri diyince akla ilk gelen Mercury ve ikonikleşmiş sarı ceketli görüntüsü. Sonrasında DVD olarak gösterilen konser, tarihin en iyi şovlarından biri.

10- Hastalığını Duyuruşu: 1991 yılına gelindiğinde Freddie Mercury bir bildiri yayınladı ve AIDS hastası bulunduğunu deklare etti. O zamana kadar hastalığını gizli saklı tutan Mercury, bu duyuruyu yaptıktan sonraki gün 45 yaşlarında yaşamını yitirdi fakat müzik dünyasında asla unutulmadı.

Vefat etmesiyle binlerce insanı yasa sürekleyen Mercury’nin son şarkılarından The Show Must Go On, hastalık sürecinde sahneden ayrılmayı reddetmesini açıklar niteliktedir.

Her şey için teşekkürler Mr. Fahrenheit!

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir