Ana Sayfa / Galeri / Avrupa’nın Kalbi Prag’dan Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler – II

Avrupa’nın Kalbi Prag’dan Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler – II

Prag’ın kökeninin 7. yüzyıla kadar uzandığı ve Libuše adındaki bilge bir Slav prensesinin bu şehrin kurulacağını daha evvelinde bir keşifte görmüş olduğu söylenir. Vltava’ya bakan bir uçurumun üstünde durmuş, nehrin karşısındaki ormanlık bir tepeye işaret etmiş ve şu şekilde demiş:

“Görkemi yıldızlara dokunacak mükemmel bir kent görüyorum. Ve büyük asillerin bile bir eşikten ilkin aşağı eğilmeleri gerektiği için, ona Praha adını vermelisiniz.”

Bu sözler edildikten iki yüzyıl sonrasında, Prag şehri Premyslid Hanedanı‘nın yeri olduğuna inanılıyor. Anlayacağınız masallar diyarını anımsatan bu kent bizi şaşırtmaya devam ediyor, ikimiz de bu serinin devamında sizleri büyüleyiciliğiyle şaşırtacak yeni keşifler hazırlayalım dedik.

1. Franz Kafka Museum / Franz Kafka Müzesi

Prag, yazarın yaşamını belirten gizemler ve garip hikayelerle dolu bir kent olarak temsil edilir. Burada Kafka’nın eserleri, yazıları, günlükleri, yazıları, fotoğrafları, çizimleri ve yazınsal araştırmacıların çalışmalarının çoğunun ilk baskılarına bir göz atın. Kafka’nın hayatındaki bireysel vakaları ve çalışmalarını etkileyen çevre hakkında data edinin. Müze, ziyaretçilere büyük yazarın yaşamına bir görüş açısı kazandırmak için fotoğraf, ışık ve müzik sunuyor. Kafka’nın romanlarının Prag’da yapıldığını düşünüyorsanız, müzede birçok ipucu bulacaksınız. Adı olmasa da, kent tüm eserlerinde gizli saklı olabilir.

2. John Lennon Wall / John Lennon Duvarı

Çek Cumhuriyeti’nin Prag‘daki en meşhur duvarı ve en mühim gezinsel yerlerinden biridir. Aralık 1980’de öldürülmesinin peşinden John Lennon, birçok genç Çek için pasifist bir kahraman olmuştu. Tekrarlanan beyaz badana katlarına karşın polis duvardan Beatles grubunun şarkı sözlerini, onun için meydana getirilen grafitileri asla tam olarak temizlemeyi başaramadı ve burası Prag gençliği için politik bir odak haline geldi. Senelerdir anıtlaştırılmaya devam eden bu duvar sulh ve sevgiyi temsil ediyor.

3. Petřín Lookout Tower / Petrin Gözlem Kulesi

1891 senesinde General Land Centennial Fuarı için inşa edilen Petrin Gözlem Kulesi, Petřín Tepesi’nin duygusal sembolüdür. Kule, deniz seviyesinden 378 metre yüksek ve Prag‘ın en meşhur ve baskın özelliklerinden birini temsil ediyor. Petřín Gözlem Kulesi’nin toplam yüksekliği 63,5 metredir. 229 basamaklı tırmanıştan sonrasında zirveye ulaşıyorsunuz, birazcık fazla görünüyor fakat buna kıymet. Zira kule, Prag panoramasının görkemli manzaralarına haiz ve ülkenin kuzeyindeki Sněžka dağ zirvesini bile görebiliyor.

4. Strahov Library / Strahov Kütüphanesi

Prag‘daki zamanı Clementinum bina kompleksinin bir parçası olan Strahov Manastırı‘nda içeriyor. Abbot Jeroným Hirnhaim ve mimar Giovanni Domennico Orsi tarafınca tasarlanmıştır. Duvarlarda ise tonlarca kitap bulunuyor. Odanın merkezinde bilim kurgu için dönen bir rafa benzer 1678 derleme çarkı benzer biçimde araştırma ögeleri var. Çalışırken kopyalamak yada onlara bakmak istediğinizde kitapları koyabiliyorsunuz. Ek olarak gezegenleri incelemek için 17. yüzyıl keşişlerinin en iyi yolu olan bir grup küre de var. Oda derinden semboliktir. İncil’in yazarlarından ilahiyatçıların, kitap satıcılarının ve matbaacıların koruyucularından önde gelen Aziz John Evangelist’in bir heykeli vardır. Tavandaki görkemli freskler, bilgelik edinme ve inancı inşa etmek için data ve eğitimi kullanma ile ilgili mukaddes kitabından alıntılara dayanır. Theological Hall‘da 18.000’den fazla cilt depolanıyor ve şimal duvarı tamamen değişik dillerde İncil’den yada İncil bölümlerinden oluşuyor. Kütüphane bugün 42.000’den fazla kitaba ev sahipliği yapıyor hatta kim bilir fazlaca daha fazlasına…

Aziz John Evangelist, Strahov Library

5. National Museum / Ulusal Müze

Bu etkisi altına alan yapı 1885’ten 1891’e kadar meşhur Çek Neo Rönesans mimar Josef Schulz tarafınca inşa edilmiştir. Ve bugün Çek tarihinin en mühim basamak taşı olan Wenceslas Square‘in tepesinde gururla oturuyor. İçerisinde yerbilim, biyoloji, insanbilim, bölge zamanı, dekorasyon, zamanı, kütüphane, sanat ve müzik ile ilgili eserler sergilenmektedir. İkinci Dünya Savaşı esnasında bombalanan bu müzeye, 1947’de büyük bir kapı tekrardan açıldıktan sonrasında, Varşova Paktı esnasında Sovyet makineli tüfeklerle ateş edildi. Müze, çekince payını görsede koleksiyon el değmemiş ve korunmuştur. Zayıf bir yenileme çabası ve mermi deliklerini çıkarmak için kullanılan hafifçe kum taşı sebebiyle bugün birçok delik hala görünmektedir. 1972 ve 1978 yıllarında ise Prag metrosunun inşası sebebiyle daha çok hasar meydana geldi. 1978 senesinde tamamlanan Komünist kara yolu, devamlı titreşimler, zararı dokunan tozlar ve yüksek gürültü seviyeleri ile müzeye zarar vermeye devam etti.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir