Ana Sayfa / Biyografi / Ara Toranyan Kimdir, Hayatı Biyografisi ve Resimleri Hakkında Bilgi

Ara Toranyan Kimdir, Hayatı Biyografisi ve Resimleri Hakkında Bilgi

Ara Toranyan ASALA’nın siyasi Ulusal Hareketi (MNA)’nın lideri. Sorbonne Üniversitesi’nde okurken Türkiye aleyhine faaliyetler yürüten ermeni kuruluşlarına girdi. Ermeniler’in 1915 yılında toplu katliama maruz kaldığı iddiasıyla yaptıkları eylemlerin ses getirmediğini görünce arkadaşlarıyla birlikte ASALA örgütünü kurdu.

Kendisiyle yapılan bir röportajda, ticaretle uğraşan ailesinin 1920’lerde Fransa’ya göç ettiğini, ermeni faaliyetlerine girişinin ise Sorbonne Üniversitesi’nde hukuk eğitimi gördüğü döneme rastladığını ifade ediyor. Toranyan şöyle diyor; “1973 ilkbaharında ilk büyük gösteriyi düzenledik. Türkler ve Kürtler’de katılmıştı. Amaç 1915’in duyurulması, ölenler için tazminat ve terkedilen toprakların istenmesiydi. Sesimizi 1975’te ASALA’yı kurana kadar duyurmayı başaramadık.”

Toranyan, gösterilerde yer alan “Bağımsız Ermenistan” grubunun, 1975’te Agop Tarakçıyan liderliğinde Beyrut’ta kurulan ASALA’nın (Ermenistan’ın Bağımsızlığı İçin Gizli Ermeni Ordusu) çekirdeğini oluşturduğunu söylüyor. Kendisiyle yapılan bir ropörtajda şunları söylüyor; “Belki o günlerdeki Türk hükümeti olanların sorumlusu değildi; ama geçmişte yaşananları reddediyor, siyasi yolları tıkıyordu. Bu yüzden devleti ve temsilcileri hedef seçtik”

“ASALA’yla PKK arasında bir ilişki vardı. Ortak basın toplantısı yapıyorlardı. Sonra nasıl gelişti bilmiyorum.”Toranyan, örgütü şöyle anlatıyor; “ASALA gizli bir örgüttü. Ben siyasi kolu NMA’nın başkanıydım. Başlangıçta ‘Sivil Türklere saldıracağız’ dememiştik. Hedef devlet ve temsilcileriydi. 1980’lerin başında dejenerasyon başladı. Manipülasyonlar, fraksiyonlar vardı. Orly’den çok önce Türk ve diğer sivillere saldırıldığında ilk anlaşmazlıklar ortaya çıktı. 1981 sonrasında Agopyan’la anlaşmazlıklarımız çoğalmaya başladı. ASALA hızla Batı karşıtı, uluslararası bir terör örgütü haline geldi. Muhalifler harekete geçti. 1983’te yollar ayrıldı.”

Ermeni olmayan güçlerin teşviki ve koruması ile kurulduğu artık anlaşılan ASALA dünyadaki gelişen siyasi ortama uymayınca liderleri teker teker ortadan kaldırıldı. Örgütün diğer iki liderinden Agop Agopyan, 1988’de Atina’da bir suikasta hedef olurken, Monte Melkonyan da 12 Haziran 1993’te Karabağ’da jipiyle bir tank altında kalarak hayatını kaybetti.

Kaynak:Ermeni Portreleri Hüdavendigar Onur Burak Yayınları İstanbul 2000

Asala’nın kanlı lideri ilk kez konuştu

Bir zamanların en kanlı Ermeni terör örgütü olan ASALA’nın lideri Toranyan ilk kez konuştu..

Milliyet gazetesi yazarı Ece Temelkuran Ermeni diasporasının geçmişte özellikle Türk diplomatları hedef alan Ermeni terör örgütü ASALA’nın bir dönem liderliğini yapan Ara Toranyan ile konuştu:

“Mihmandarım Isabelle donup kaldı. Soruyu nasıl tercüme etmesi gerektiğini, hatta hiç tercüme etmemeyi düşünüyordu ihtimal. Oysa Türkçe konuşsam da söylediklerim arasında “ASALA” sözcüğü geçtiği çok belliydi ve karşımda oturan Ara Toranyan neyi sorduğumu zaten çoktan anlamıştı. Başını “hayır” anlamında uzun uzun salladı: “Üye demeyelim. Ama ASALA’nın çok yakınındaydım.”

Toranyan bir zamanlar ASALA üyesi olduğunu kabul etmese de onunla ilgili bütün yazılanlar tam tersini söylüyordu. Sorbonne Üniversitesi’nde hukuk eğitimi görürken başladığı politik faaliyetin onu ASALA’nın politik kanadı MNA’nın lideri yaptığını herkes biliyordu. Fakat şimdi, Paris’te, bir “cafe”de elinde tuttuğu Nouvelles Armenie dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaparken, sakin ve orta yaşını geçmiş bir adam olarak sanki öyle bir şeyi hiç yaşamamış gibiydi. Hatta ASALA’yı affetmemiz için konuşur gibi:


‘Başka seçenek yoktu’

“ASALA, biliyorsunuz, kendisini lağvetmiş bir örgüttür. Ben de ASALA’yı ‘şiddet için şiddet’ demeye başladığında terk ettim.” Toranyan öne eğildi, artık iyiden iyiye “açıklıyordu”:

“ASALA, Ermeni meselesinin başı veya sonu değildir. Bir sessizlik duvarı vardı, burada ve Türkiye’de. Başlangıçta örgüt bu duvarı yıkmakta pozitif rol oynadı. Daha doğrusu başka seçeneğimiz yoktu. Sorunu halının altından çıkarıp ortaya koymamız gerekiyordu.”

Bu yöntemlerin nelere yol açtığını görüp eleştiren biri olarak 35 yıl boyunca ve hâlâ bu mesele üzerine çalışmak nasıl bir şeydi peki?

“Bu benim için bir yemin. ‘Soykırım’ demek benim her sabah aynada yüzümü görmemi sağlıyor. Ama hayallerim eskisi gibi değil elbette.” Sorulara çok ama çok uzun sessizliklerden sonra cevap veren Toranyan, bu kez soru beklemeden anlatıyordu:

Zor soru ve farklı bir portre

“Herkesin bir rüyası vardır. Benim de rüyam, Türkler ve Ermenilerin ortak bir gelecek yaratması.” En son dedesinin gördüğü Türkiye’ye gidip gitmediğini soruyorum Toranyan’a. Hiç susmadığı kadar uzun susuyor:

“Bu soruların en zoru. Bir gün ‘soykırım’ heykeli diktiklerinde… Yani daha çok zamanım var!”

Ermenistan ise, varlığından mutlu olduğu uzak ve yabancı bir ülke Toranyan için:

“Diasporada olmak çok zordur. Biz yıllarca, köklerimiz olmadığı için işkence gördük. İçimizde hep bir anavatan, var olunacak bir ülke ihtiyacı hissettik. Bu acıyı anlamanız mümkün değil.”

Anneannesinin geldiği Van’ı anlatıyor Toranyan, annesinin doğduğu İzmir’i, terk ettikleri İstanbul’u… Ve o daha hiçbirini görmedi! Sözü bile edilemez bir korku olarak söz ediyor Türkiye’ye gitmekten Toranyan, neredeyse titreyerek. Bu adamın bir zamanlar Türkiyeli diplomatlara suikastlar düzenleyen, Orly Havalanı’nda bomba patlatan bir örgütün yakınından bile geçtiğine inanası gelmiyor insanın. Ya da belki öfke demlendikçe insanın içinde başka bir şeye dönüşüyor. “Köksüzlüğün işkencesini” aynada yüzünü görmek için öfkeyle suladığı günler, şimdi foto muhabiri arkadaşım Yurttaş’ın istediği pozları vermeye çalışan, hiç kapris yapmayan bu adamdan çoktan gitmişe benziyor. Dergisini gösteriyor, yavaş yavaş, hevesle…

Toranyan kimdir?

Ara Toranyan, ASALA’nın kurucu beyinlerinden. Ama 80’lerde “ASALA Ermeni davasına ihanet etmiş bir örgüttür” diyerek örgütten ayrıldı. Orly Havalanı’ndaki patlamayı, “Faşist bir saldırı” diyerek kınadı. Abdullah Çatlı’nın kızı Gökçen Çatlı’nın yazdığı “Çelik Çekirdek” kitabına göre Çatlı’nın kurduğu örgütün ilk işi 1981 yılında Toranyan’a suikast düzenlemekti. Devletin “ASALA Operasyonu” belgesine göre ise Toranyan’a 1984’te iki suikast düzenlendi. Ama Toranyan kendisine hiç saldırı düzenlenmediğini açıkladı.

OKUDUYSANIZ yada IZLEDIYSENIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN ve IZLESIN.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir